Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
yalan üzerine bir yazı
#1
Gunluk yasantimizda islerimizi yaparken dahasi artik hayatimizin tumun de dikkat etmemiz gerekenlerden..... biri veya birileri yine bizleri yalanla dolanla kandiriyor mu diye acaba hep tedirgin olmuyormuyuz Etrafimiz da yalancilarin sayisi ne kadar da fazla.....

“Yalan”, insanligin varolusuyla baslayan bir gercektir. Mazisi kutsal kitaplarda anlatilan Adem ile Havva’ nin cennetten kovulmasina kadar eskiye dayanmaktadir. O gunden beri insanlar durmadan yalan soylemektedir.
Yalan soylemek, artik hayatimizda yedigimiz yemek, ictigimiz su, cinsel ihtiyaclarimiz kadar dogal ve hatta bu ihtiyaclarimizla ic ice gecmis durumdadir. Peki insanlar neden yalan soyluyorlar? Yazar, kitabinda bunlari bir cok acidan ele almis durumdadir. Yalan soylenen konular, yalan soylenirken icinde bulunulan psIkolojik ve patalojik durumlar... Bazen tedavisi mumkun olmayan bir hastalik olarak cikiyor karsimiza, bazen de dar agacinda yagli ipin ucundan kurtarabiliyor insani.
Yalancilik gunumuzde bir meslek ve hatta daha da ileri, bir sanat olmus. Teknolojik ilerlemelerin bu kadar hizli ve yogun yasanmasi da engelleyemiyor yalani ve yalan soylemeyi. Hatta yalan ve yalancilik caga ayak uydurup hizla buyuyup ve gun be gun gelisim gosteriyor. Tipki bir bukalemun gibi ortama, caga, meslege, sanata, kisacasi her seye uyum sagliyor.
Yalan soylemek, ille agzimizdan cikan kelimeler degildir. Hile yapmak, dolandirmak, kalpazanlik yapmak ve daha bir cok seyi yapmak yalanin diger branslari olmaktadir. Politikacilar, sanatcilar, bilim adamlari kisacasi tum meslek dallarinda rastlayabiliriz yalan ve yalancilara. Ornegin; kuduz asisini Pasteur’ un bulmadigini, Toussaint adinda rakibi olan bir baska veterinerin deneyleri sonucunda elde ettigi asiyi, kendi bulmus gibi gosterdigini ve bunun sonucu olarak ta Toussaint’ in birkac ay sonra, sinir krizi gecirerek oldugunu biliyor muydunuz?. Kitapta bu ve buna benzer orneklerin her meslek dalinda cogaltilabilecegi vurgulanmistir.
Yalan, dunyanin yapilabilecek en kolay meslegi, icra edilebilecek en kolay sanati, kesfedilebilecek en zor seyleri kolayca kesfedebilmenin en kolay yoludur. Karsimizdaki insanin, yalan soyledigini anlasak bile, bir cogumuz bunun dogrulugunu arastirma ihtiyacini duymuyoruz. Karsimizdakilerin duymak istediklerini onlara soylemek, onlarin mutlulugunu gorup karsiliginda odullendirilmek, hepsi kucucuk bir yalanin buyuk eserleridir. Eger dogruyu soylemis olsaniz basiniza gelebilecekleri asla tahmin edemezsiniz. Ama soylediginiz yalan kariyerinizi arttirabilir, odul almanizi saglayabilir, maasinizin artmasina neden olabilir.
Artik gunumuzde, inkar etmenin bu kadar rahat olmasi, suca tesviki koruklemekte, insanlarin duymaktan hoslanacaklari seylerin soylenmesi, yalanin cazibesini ve boyutunu, bir gokdelenin daima yukselen katlari durumuna sokmaktadir. Git gide manevi degerlerin yozlasmasi, kapitale dayali sistemin icerisinde, insanlarin daha fazla para kazanma hirsi ile zamanin cogunu calismaya ayirmasi ve kisa yoldan basari ve zengin olma arzusu, yalan ve yalanciligin gunumuzun en cazip meslegi durumuna gelmesine sebep olmaktadir.
Sabah yatagimizdan kalktigimiz andan, gece yataga girip uykuya dalmamiza kadar gecen surede, sayisiz yalan ve yalanciyla karsilasmaktayiz. Kahvaltida yedigimiz ekmegin gramajinin eksIk olmasindan tutunda, televizyonda haberleri izlerken, konusan politikacinin, ekonominin mukemmel durumundan, demokrasinin tikir tikir islemesinden bahsetmesine kadar hep yalan vardir.
Isine gec kalan memurun soyledigi bahaneden, dersine calismayan ogrencinin uydurdugu klasIk “aksam elektrikler kesIkti, calisamadim” bahanesinin altinda yine ayni yalan vardir.
yalani anlatmaya ne kitaplar yeter ne de kelimeler... Yalanin incelenmesi icin, tamamen bir bilim dalinin kurulmasi zorunlulugu artik gelmiste gecmektedir. Git gide artan yalan ve yalancilik icin bir cozum uretmek gerekmektedir.
Gunumuzde yalan uzerine soylenen atasozlerinin de bir onemi kalmamis durumdadir. Ornegin “yalancinin mumu yatsiya kadar yanar!” sozu artik gecerliligini yitirmis durumdadir. Ne yaziktir ki, hala yalandan kimse olmemektedir.
Yalancilik gunumuzun meslegidir. Eskiden durustlugun her seyin ustunde oldugu soylenirdi, simdilerde de yine soylenen bu. Ancak, eskisi kadar artik ustunde durulmamaktadir. Ne yazik ki mesleklerin icrasinda ve uretilen politikalarin temelinde yatan asil gercek yalandir. Reklamlarin tabanini olusturan da ayni yalandir. Insanlari etkilemenin temelinde de ayni yalan karsiniza cikar. Artik karizmatik liderlerin yerini gunumuzde, insanlari en iyi etkileyen ve bunu yaparken de onlarin duymaktan hoslanacaklari seyleri, onlara en guzel sekilde ifade edebilenler almistir. Yani gercek yalancilar....
Dr.Charles V.FORD
Ara
Cevapla
Teşekkür verenler:
#2
I got AIDS from Emily Louise Hutchings and now she has a new boyfriend who does not know.
Cevapla
Teşekkür verenler:


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi


10tl.net Destek Forumu -